TEVHİD-İ EFAL

2009-08-23 21:58:00

 

   Makamı Tevhit Yedidir.

 

Üçü fena, dördü beka meratibidir.

 

Fena meratibinin birincisi Tevhid-i Ef-aldir. Manası:

 

Ef-al’in birliği demektir. Efal fiiller anlamında olup fiilin çoğuludur. Fiil de kısaca iş anlamındadır.

 

Tevhidi Ef-alin tarifi:

 

Enfüste ve afakta, hareket ve sükunda görülen tüm fiiller hakkın işleyişidir. Enfüs burada kendimiz afak ise etrafımızdaki bütün aleme tabir olunur. Hareket kıpırdayış, sükunet ise durma eylemidir. Cenabı Hak iki surette bu alemde fiilini meydana koymuştur ve koymaktadır. Biri hareket diğeri de sükunettir. Şu halde suların akması, kuşların uçması, insan ve hayvanların yürümesi, arabaların ilerlemesi, dağların ve ovaların v.s durması da hakkın bir fiilidir. Bizim elimizden işleyen de haktır. Kalemi elimize aldığımızda kendi kendine yazamaz. Süpürge kendi kendine süpüremez. Cenabı hakkın bizim elimize verdiği kuvvet ve kudretle bunlar harekete geçer. Şu halde bütün alemlerde gördüğümüz hareketler hakkın kudreti ile olmaktadır. Hiçbir şey yerinden kıpırdayamaz. Bizi ve bütün alemleri yaratan Hazreti hakkın fiilidir. Şu ayeti kerime ispat eder bunu:

 

‘Vallahu halakakum vema ta’melun (Saffat 96)’. Manası:

 

‘Sizi ve sizin fiillerinizi halk eden Allah’tır. Demek oluyor ki bizim fiillerimiz yoktur. Her şey hakkın dilemesiyle olduğuna iman edeceğiz ve kabul edeceğiz.

 

Nitekim ‘Amentü billahi ve bi’l-kaderi hayrihi ve şerrihi mine’llahi teala’ demek hayır ve şer hakkın fiilidir kulun hayır ve şer yapmaya iktidarı yoktur. Yani bu yola girmiş saliğin fiili ihtiyariyesi yoktur faili muhtar ancak Cenabı Haktır, dilediğini diler ve halk eder.

   

 

   Şimdi burada bir sualle karşılaşıyoruz:

 

‘Mademki Cenabı Hak faili muhtardır, dilediğini işler ve halk eder, o zaman kişi kötü bir eylemde bulunduğunda bundan mesul olmaması gerekir’. Buna verilecek cevap şudur:

 

‘İyi bir iş yapmak kulun elinde olmadığı gibi, kötü bir fiil işlemekte kulun elinde değildir. Yalnız kul kötü bir fiil işleyeceği zaman kalbinde kötülük işlemeye bir meyil rızası hasıl olur, bu yüzden de günahkar olur. Eğer Cenabı Hak’kın rızasına münafık bir iş işlerse sevap hasıl olur’. Yoksa bütün fiilleri halk eden Cenabı Hak’tır. Kalbimizin meyline göre halk eder. Kötülükten günah, iyilikten sevap hasıl olur. Ayeti kerime buna delildir:

 

‘ Femen yamel miskale zerretin hayren yerahu ve men yamel miskale zerretin şeran yerahu (Zilzal 7-8).’ Manası:

 

‘Kim zerre ağırlığınca hayır işlerse, onu görür ve kim zerre ağırlığınca bir şer işlerse onu görür’ buyuruyor. Hulasatan bir iş yapmak, yani bunu kuldan halk etmek Cenabı Hak’tandır.  İşte buna Tevhidi Ef-al denir.

 

 

   Bu aleme baktığımızda Hakkın fiilini müşahede edeceğiz, alem bir ayna olacaktır ve biz bu aynada Hak’kı göreceğiz. Herkes Allah işler der ama Allah’ı ayrı kendilerini ayrı görürler. Halbuki Tevhidi Ef-ali öğrenmiş bir salik her işleyenin Hak olduğunu bilerek Hakkın fiilinin baki olduğunu, bizim ve bütün alemlerin fiili olmadığını görür.

 

 

Ehlullah Tevhidi Ef-ali 4 kısma ayırmıştır. Bunlar:

 

 Tevhid-i Ef-al, Fena-i Effal, Tecelli-i Ef-al ve Cennet-ül Ef-aldir.

 

Bizde ve tüm dış alemde hayır ve şerri işleyen, halk eden Cenabı Hak olduğunu bilmeye Tevhid-i Ef-al denir.

 

Kendimizin ve bütün alemin hayır ve şer işlemeye iktidarı olmadığını bilmeye de Fena-i Ef-al denir.

 

Tecelli ise bütün olaylarda artık hak’kın fiilinin işlediğinin görülmesi demektir.

 

Ve tüm alemde bunun görülmesinden hasıl olan zevke de Cennet-ül Ef-al denir.

 

  Tevhid-i Ef-alin rabıtası LA FAİLE İLLALLAH’ TIR. Yani iyi ve kötü işleri yapan Allahu Teala Hazretleridir. Bütün işler ona nispet olunacaktır. Bu makamda işlerin iyi veya kötüsünü Hakka nispet edileceğini bilmektir. Bir ayet daha açıklarsak:

 

‘Ma asabeke min hasanetinfeminallah ve ma asabeke min seyyietin femin nefsik (Nisa 79).’

 

Manası: ‘Sana gelen iyilik Allah’tandır ve sana isabet eden kötülükte kendindendir.’

 

6263
0
0
Yorum Yaz